barselona etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
barselona etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Nisan 2008 Salı

barselona III

.

belki sonra tekrar yazarim barselona hakkinda ama yine gidecegim kesin. kendim de turist olmama ragmen turistik hallerden sikayet etmeden duramayarak, turistin daha az oldugu bir donemde-yok bence oyle bir sansim-gitmek lazim. hatta ben burada da bir sure yasasam..

...

bir de su resimdeki teras.. evet biliyorum sinir krizinin esigindeki kadinlar madrid'de cekildi. evet muhtemelen de platoydu gercek bir teras degildi o ama casa milo'nun catisindan rontgenci gibi bu terasi cekmemin nedeni benim icin o terasin bu teras olma ihtimali.

Gaudi




Gaudi Barselona'nin kimliginin canliliginin, farkliliginin mimari nedeni. Guell tarafindan maddi olarak calismalari desteklenmis. La Pedrera, Casa Battlo, Sagrada Familia, Park Guell benim gorduklerim. Gaudi'nin tasarladigi konutlar Hansel ve Gratel isimli cocuklar icin olabilecek en igrenc masalin tek guzel yonu olan pasta ev formunda birazcik. mimarlik okuyan birinin okumamasi bunlari en buyuk temennim su anda..

tasarladigi ic mekanlari en az dis mekanlar kadar sevdim ben. kubik degil bikere. Casa Battlo'daki bazi dairelerde cok unlu bir sekerleme firmasinin sahipleri ikamet ediyormus ilk once dibim dustu sonra surekli o kadar turist apartmaninda cekilir dert degil dedim. zugurt tesellisi degil, cidden. turist kimligi kadar sehir kimligine zarar veren sey az. turist yikiciligi diye bir sey var resmen. ben kisa sureligine burdayim mentalitesi. zira carpan turistlerin ozur dilememesi, her guzel seyi fotograflamak ugruna gereksiz kalabaliklar yaratmak, gurultu yapmayi hak olarak gormek bu fikrimi her gun yine yeni yeniden pekistirdi..

barselona kisim II





barselona'yi gezerken "Gaudi'siz bir hic" diyenlerin sehre hakkizlik ettigini dusundum ben. Gaudi muzesinde de anlatildigi gibi dogadaki formlardan cok etkilenmis bir mimar ve Barselona tum buyuk sehir havasina ragmen denizle barisik, parklarindan anlasildigi kadariyla da bitki ve canli cesitliligi yuksek bir sehir. ozetle guzel. ama Gaudi'nin bu sehre attigi imzanin biricikligi de cok acik. La Pedrera, bitmeyen bence bitirilmeyerek efsaneligini koruyan Sagrada Familia, Park Guell'deki heykeller ve seramikler Gaudi'nin Barselona'nin ustune serpistirdigi yildizlari.

Beni ise mimari ve dogal guzelligi kadar gec saatlere kadar acik olan restoranlari, yeme icme mekanlarinin cesitliligi, sehrin canliligi etkiledi. ben erken bile yatsam bir sehrin uyumamasi, gec saatte disari ciksam kayda deger bir seylerin oldugu fikri cok cazip.

yeme icme demisken. tapas ve sangria.. ben tapasi porsiyonlarin kucuklugu ve kafamda mutevazi bir yiyecek olduguna dair bulunan imaji nedeniyle ucuz olarak dusunurdum. o da olsun bu da olsun derken gayet pahaliya gelebiliyormus ama kalabalik olunca yine ayni porsiyonlarla hem doyulur hem de daha ucuza getirilir. ben deniz mahsullerini beklerken masanin fotografini cektim ama onlar gelince gozum fotograf falan gormedi.

la boqueria ise pazarlarda kendini kaybeden kilciksiz enginara bir nevi kutsallik adleden biri icin hac mekaniydi. gerci kapanmasina yakin gittim ama her gordugunu yiyip hostel gibi pek de kisisel konforun olmadigi bir yerde hasta hasta yatmaktansa az kalip az yemek benim acimdan daha hayirli oldu. giristeki cikolataci ve icerdeki meyve tezgahlarina ugramak zaruri..

aciktim..

barselona kisim I






simdi acik konusmak lazim. ben bu sehri gelmeden seviyordum zaten. sevecegimi biliyordum. deniz vardi, akdenizliydi, bir suru sanatci cikarmisti, nev i sahsina munhasir Gaudi'si vardi.. sevecegimi biliyordum da bu kadar sevecegimi bilmiyordum sadece.

3 gun 4 gece yetmedi tabi ama aylarca barna diye sayiklatacak kadar kendine bagladi.

ilk gun akvaryumda denizle ilgili herseye dibi dusen bir insan olarak, clown anemon gorunce "nemoooooooooooooooooo!" diye cildiran 4 yas civari akranlarimla agzim acik dolandim. "kopek baliklarinin oldugu akvaryuma alalim sizi?!" deseler "evet alin lutfen!" diyecek kadar paralize gezdim.

port vell, daimi durak las ramblas ve sonra "hostelimi kaybettim neredeydi bu?" derken karsilasilan paskalya ayini. gonul kabul hostelde kalamamayi kaldiramayinca beyin de yeni hostelin yerini bulmamaya programlandi diye dusunmekteyim. cunku barselona'da kaybolmak pek olasi degil. sadece sehir planiyla rahatca gezilebilir. vakit varsa metro bile kullanmaya gerek yok. yuruyerek kesfedilecek sehirlerden. metroyu kullanmak da bes hatli oldugundan cok rahat. ispanyolca bilmeye de hic gerek yok. "katalanca bilmiyorsan yandin cevap vermezler" de mit sadece. ingilizce, fransizca, tarzanca gayet guzel anlasiliyor insanlarla.